bang. Art Innovation Prix 2018


21. Yüzyıl’da insanın tanımı gittikçe değişirken, yeni teknolojiler, yaşam alanlarımızı, çevremize bakış açımızı, birey olmanın getirdiği yükümlülükleri, yeni kavramları ortaya çıkarmakla birlikte bu dönemin yaşayış şekillerini eleştirerek sorgulamamıza sebep oluyor.

Gelişmekte olan toplumların inşasını, iş bölümü olgusunun oluşması ile dayanışmanın ve birlikteliğin öneminden söz eden Émile Durkheim, yaşayış şekilleri üzerinden mekanik dayanışmacı ve organik dayanışmacı olarak iki farklı türde toplumsal yapıyı ele almıştır. Ele aldığı toplumsal yapılar tüm kaygıları taşıyarak kullanımı daha da gelişen teknoloji ile kurduğumuz sosyal bağ; makine ve insan arasındaki iletişiminin davranış ve tavırlarının organik ve mekanik bağın birbirini desteklemesi ile birlikte yaşamlarımızın da ayrılmaz bir parçası olmuştur.

Serginin temelinde ele alınan organik dayanışma kavramı; farklı disiplinlerden gelen kişilerin kendi yetkinliklerini ön planda tutarak, farklı bakış açılarıyla iş bölümünün gerçekleştiği karmaşık bir yapıya sahip olduğunun düşünüldüğü ancak karmaşık olmayan, iş bölümündeki görevlerin uzmanlık alanlarına göre dağıldığı bir dayanışmanın örneğidir. Bu dayanışma örneğinde çözüm, hızlıca bulanabilen bir yöntemin görevini de üstlenmektedir. Organik dayanışmanın oluşturduğu yapı, teknolojinin hayatımızdaki ilerleyişi ile melez bir yapıya dönüşmüştür. Öyle ki iş bölümünün oldukça sınırlı olduğu, farklılaşmanın olmadığı daha geleneksel bir yapıda ilerleyen mekanik bağ, organik bağ ile aynı dili konuşmaya başlayarak çalışma sistemlerini bir arada gerçekleştirmelerini sağlamaya başlamıştır. Aynı dili konuşmaya başladığımız noktada ise artık bilgi akışını iletmek için doğru kanalları kullanmaya başlar ve vermek istediğimiz mesajı ne olursa olsun belirlediğimiz kanal aracılığı ile şekillendirerek anlamlandırmaya çalışırız.

Kişi ancak deneyime başladığında; esere dokunduğunda, önünden geçtiğinde, onu dinlediğinde ya da izlediğinde ve en önemlisi sürecini merak etmeye başladığında yaratıcı edime katkı sağlamaya başlar. Projenin organik bir parçası haline gelerek eseri anlar ve ancak mesajı direkt olarak bir başka kişiye ilettiğinde eserin dış dünya ile bağlantısını kurmasına destek olur. Marina Abramovic’in An Artist Manifesto’da ifade ettiği gibi “bir sanatçının yaratımına girmek için sessiz bir an gereklidir.” bang. Art Innovation Prix sergisi, insan ve makine arasındaki bağı sanat, bilim ve teknoloji alanlarında ele alıp, yeni estetik yargıları, oluşan yeni dili ve kavramları teknoloji üzerinden sorgulayarak yeni tartışmalar açıyor. Sergi, izleyicinin sessiz bir anı bularak deneyime dahil olmasını, eserin yaratım sürecini keşfetmesini ve eserle organik bir bağ kurmasını; sanatçının ise izleyicinin sessizliğini anlamasını ve gerçekleşen deneyimle bağ kurmasını ele alıyor. Yeni medya, biyo sanat, kinetik sanat ve veri sanatı alanındaki çalışmaların yer aldığı sergide, sürdürülebilir alternatif yöntemlerden, biyo-elektromekanik ve ses enstalasyonlarına, biyomimetizmden yola çıkarak oluşturulmuş yeni yapılara, ütopik kent topolojilerine, yapay zekalı robotlar ve insan arasındaki ilişkilere ve istatiksel verilere bağlı olan interaktif projelere ev sahipliği yapıyor.

bang. Art Innovation Prix yaratım sürecine ancak paydaşların da dahil olduğunda tamamlanabilen organik bir bağın kurulmasıyla bütünleşen bir seçki sunuyor.

dahil ol! keşfet!

Esra Özkan



JÜRİ


seffaf

GALERİ

 

TEŞEKKÜRLER...